4 Madde ile Doktor Gözüyle Fitness

4 Madde ile Doktor Gözüyle Fitness

Merhaba sevgili arkadaşlar. Bugünkü yazımızda sizden gelen yoğun talep üzerine “Sporumu yapıyorum, besleniyorum neden gelişemiyorum?” sorusuna yanıt arayalım.

Öncelikle hepimizin bildiği gibi bu spor sabır işidir. Çalışmamızın karşılığı haftalar ile değil, aylar ve yıllar ile alınır. Bu süreçte zorlu bir süreçtir. Çoğumuz bu sürecin antrenman yapmak, beslenmek, uykumuza dikkat etmek 3’lüsünden ibaret olduğunu sanarız. Ancak durum pek böyle değildir. Elimizde olmayan değiştiremeyeceğimiz etkenlere gelin yakından bakalım.

1) GENETİK: Değiştirilemeyen etkenlerin en başında gelir. Kaslarımızın lif miktarını biçimini belirler. Obezite, diyabet (şeker hastalığı), tiroid hastalıkları, kas ve sinir hastalıkları, endokrin bozukluklar(hormonal) gibi spor hayatımızı olumsuz etkileyebilecek hastalıkların anne ve babamızdan bize aktarılmasında rol oynar. Bazılarımız bu rahatsızlıklardan haberdarız , bazımız ileri yaşlarda verdiği bulgularla öğreneceğiz,bazımız ise hiçbir zaman öğrenemeyecek.

Medyada her sene bir haber çıkar. Koşu bandında koşan sporcu öldü yada futbolcu sahada kalp krizi geçirdi diye. Ani sporcu ölümlerinden sorumlu bu hastalık Hipertrofik Kardiyomiyopati dediğimiz %100 genetik geçişli bir hastalık. Bu hastalıkta ne mi oluyor? Kalp odacıkları normal insanlardan oldukça dar (adeta bir muz gibi daralmış) . Bu odalara az kan dolduğu için vücuda az kan pompalıyor ve vücuda yeterli oksijen sağlanmıyor. Normalde vücut bu duruma tolerans geliştirse de koşu gibi oksijen ihtiyacı artan durumda kalbin oksijeni yetmiyor ve kalp krizi gibi durumlar çıkıyor. İşte bu yüzden arkadaşlar spor yapmadan önce her birey sağlık kontrolünden geçmelidir. “Gencim bir hastalığım yoktur.” zihniyetinden uzak durulmalıdır

Bir başka arkadaşımızda ise testesteron reseptör direnci olabilir. Yani testesteronu vardır ama etki edeceği organdaki kapı bozuktur, hormonu görmüyordur algılamıyordur. Belki de protein emilim bozukluğu(malabsorbsiyon) yani protein ağırlıklı besleniyordur ama bağırsaklardan emilim olmuyordur yada proteinin kanda taşınmasında(transportunda) bir sorun olabilir. Yine talasemi gibi kansızlık tablosu olabilir ama henüz durumdan haberdar değildir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Demem o ki her bireyin vücut iç dengesi, tepkisi yada genetik profili farklıdır. Ve bu da gelişememizin yada başımıza gelecek bir sakatlığın nedeni olabilir.

Uyarmak istediğim bir başka nokta ise gelişmek için insülinin anabolik (yapım) etkisinden sürekli yararlanmak isteyenler. Arkadaşlar şöyle düşünelim. Hepimizin bir oda dolusu insülini var. Biz şeker oranı yüksek beslendikçe bu insülin kan şekerini düşürmek için harcanacak bir yandan da anabolik (yapım) hormon olduğu için protein sentezini arttıracak. Ancak o odadaki insülin kullandıkça boşalıyor ve sonu diyabet.. Hepimizin genetik kodunda bu odanın ne kadarı insülin ile dolu belirlenmiş durumda. Bazımızın büyük bazımızın küçük odası. Bu yüzden insülin ile oynamayı bırakın diyabet riskinizi arttırmayın. Ayrıca protein yapımını arttıran Growth Hormon(Büyüme Hormonu) salgılanmasını insülini arttırmak için yaptığınız şeker almak yani kanda yüksek şeker bulunması azaltır. Ne arttırır peki? Egzersiz yapmak,hipoglisemi (kan şekerinin düşüklüğü), protein ağırlıklı beslenmek, non-Rem 3ve 4 denen derin uyku vs Şunu da unutmayın yaşamı uzatmanın kanıtlanmış en önemli faktörü kalori kısıtlamadır yani az yemektir.

2) ANNEYE BAĞLI FAKTÖRLER: Hamilelik dönemi, doğum anı, anne sütü vb durumların hepsi ileride spor hayatımızı etkileyecektir. Örneğin hamilelik döneminde annenizin kullandığı bir ilaç, eksik beslenmesi, zararlı alışkanlıkları olması vs sizin omurga, kas iskelet sistemi gelişiminizden, sinir sistemi gelişimine her basamağı olumsuz etkilemiş olabilir. Yada zor bir doğum (makat geliş yani tersten geliş gibi) omuz çıkığınız olmasına yada kafa travmasına neden olmuş olabilir. Anne sütüyle yeterli süre beslenmemeniz düşük bağışıklığa ve gelişme geriliğine neden olmuş olabilir.

3) GELİR DÜZEYİ VE STRESS: İyi bir gelir düzeyi demek sağlıklı beslenmek, iyi ve kaliteli bir egzersiz yapmak demek olabilir. Tüm bunlara paralel genel hayat standartının yükselmesine ve buna bağlı stress oranının görece daha az olmasına neden olabilir.Supplementlara daha rahat erişimi sağlayabilir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak burada stresse değinmek istiyorum. Stress durumunda vücutta böbrek üstü bezinden kortizol hormonu salınır.(Stress sadece psikolojik anlamda değildir,bir hastalık,trafik kazası,yanık vs de bir stresstir) Kortizol protein yıkımı arttırır yani gelişimi olumsuz etkiler.

4) ÇEVRESEL ETMENLER: Örneğin sizi spora yönlendirecek ve motive edecek arkadaşlar, çevrenizde bisiklet sürebileceğiniz bisiklet yolları yada koşu parkları, serbest zamanınız olan bir iş yada buna izin veren bir patron gibi..

Yukarıda değindimiz gibi bu faktörleri değiştirmek pek elimizde olmasa da önce yapabileceğimize inanmalıyız. Düzenli sporumuzu yapmalı elimizden geldiğince bunu okuyarak doğru ve bilinçli yapmalıyız.Kısacası kendimizi önemsemeliyiz. Bunları yaptıkça ve inandıkça herşeye meydan okuyacağınızı göreceksiniz. Talepleriniz doğrultusunda yazılarıma devam ediyorum.Her türlü sorunuzu ulaştırmaya devam edin.

Herkese zinde sporlar.
Dr. Gürkan Terlemez

yazar olmak

YORUMLAR

WORDPRESS: 0