Obezite ve Sonuçları

Obezite ve Sonuçları

fft99_mf786423Obezite, insan vücudundaki yağ hücrelerinin ciddî risk oluşturacak düzeyde büyümesi  ve sonuçta ölüm oranlarının kaçınılmaz olarak yükselmesi ile karakterize bir hastalıktır.

Vücut ağırlığındaki fazlalığın Koroner kalp hastalıkları, Tip 2 Diyabet, İnme , Uyku Apnesi, Osteoartrit ve Sosyal İzolasyon gibi ciddî hastalıklarla olan ilişkisi bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır.

Obezite geleneksel yöntemler ile tedavi edilebilen basit bir fazla kilo sorunu değildir, yüksek sağlık riskleri taşıyan ciddî bir klinik hastalık ve tehlikeli bir toplumsal sağlık sorunudur.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Beden kitle indeks(BKİ) insanlarda fazla vücut yağ fazlalığının değerlendirilmesi için en yaygın kabul edilmiş parametredir. Ancak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan bir diğer parametre de bel/kalça oranıdır.

BKİ : vücut ağırlığı (kg) / boy (m)2

Bel / Kalça oranı: Bel çevresi genişliği(cm) / Kalça çevresi genişliği(cm)

Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş sınıflamaya göre;

18.5 altında BKİ; Az kilolu

18.5 – 24.9 Normal Kilo

25.0 – 29.9 Fazla Kilo

30.0 – 39.9 Obez

40.0 ‘ın üzeri Morbid (ölümcül)

Obez olarak belirlenmiştir.

BKİ klinikte kullanılan pratik bir formül olmasına rağmen, kişinin yağ doku / kas dokusu oranı hakkında bilgi verememektedir. Vücut kompartmanlarının belirlenmesinde vücut analiz cihazları, vücut total su ölçümü (işaretli su kullanılarak), ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi,(CT,BT), Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRI), Dual foton absorbsiyometresi kullanılan yöntemler arasındadır.

Bel çevresindeki yağ artışı ile karakterize olan Santral Obezite’nin özellikle Kalp Hastalıkları ile olan ciddî ilişkisi son derece güçlü istatistiksel analizlerde gösterilmiştir. Erkeklerde bel çevresinin 102 cm’den fazla olması, kadınlarda ise 88 cm’den fazla olması  veya Bel çevresi / kalça çevresi oranının Erkeklerde 0.90 dan Kadınlarda ise 0.85 den fazla olması, Santral Obezitenin dolayısıyla artmış kalp hastalığı riskinin belirleyicisidir.

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.

Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.

turkiyede_obezite_giderek_artiyor_h9830
TÜRKİYE’DE VE DÜNYA’DA OBEZİTE

Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır.

Erkeklerde %21.2,

Kadınlarda ise % 41.5

Obezite’ye Genetik Faktörler-Kalıtımın Rolü

Yapılan çalışmalar şişmanlık oluşumunda kalıtım veya genetik faktörlerin % 25-40 oranında rol oynadığını göstermiştir. Şişman kişilerin çocuklarında şişman olmayanlara göre şişmanlık görülmesi 2-3 kat fazladır. Anne ve babanın her ikisinin şişman olması durumunda çocuklarının %80′ ni erişkin yaşta şişmanlık gelişir.

Şişmanlığın genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır. Toplumda sık görülen şişmanlığı ortaya çıkaran birçok genetik bozukluk vardır. Fransa ve Almanya da şişman ailelerde yapılan çalışmalarda 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanında tek gen bozukluğuna monogenik bağlı şişmanlıklar da vardır. Şişmanlığın sadece %5 kadarı tek gen bozukluğuna bağlıdır.

obezite_sagligi_tehdit_ediyor13968620630_h1144872
Neden Olduğu Hastalıklar ve Yaşam Süresindeki Kısalma

Amerika Obezite Derneği  tarafından desteklenen bir çalışmada obezitenin, özellikle genç yaştaki bireylerin  yaşam süresinde ciddi azalmalara neden olduğu gözlemlenmiştir. Beden Kitle Indeks’indeki (BMI) artışla beraber cinsiyet ve yaş faktörleri göz önüne alındığında, obez bireylerin yaşam sürelerinde 13 yıla kadar azalmalar olduğu görülmüştür. Bu da oldukça ciddi bir rakamdır.

Aşağıda belirtilen hastalıkların tamamı insan hayatını ciddî olarak tehdit etmektedir. Genel insan yaklaşımı hastalık kendisinde ya da bir yakınında ortaya çıkıncaya kadar “Bu hastalıklar başkalarında olur bende değil.” şeklindedir, ancak modern tıp günümüzde kanıta dayalı olarak işlemektedir ve bilimsel istatistik yöntemler ile desteklenmektedir. Bu veriler belirtilen hastalıkların tamamının ya da bir kısmının obez kişilerde ortaya çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle riski göz ardı etmek son derece hatalı bir yaklaşımdır.

Obezitenin, özellikle santral obezitenin kalp hastalıklarını ciddî oranda arttıran ve tip II diyabet oluşumuna zemin hazırlayan Metabolik Sendrom adı verilen bir hastalıkla ilişkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu hastalığı oluşturan 3 bozukluk; Tip II Diabet, Hipertansiyon, Hiperlipidemi (kan yağlarının yüksek olması)dir. Metabolik sendrom gelişen bireyde  sistemik bir enflamasyon (bağışıklık hücrelerinin cevabı) gelişir ve kaçınılmaz olarak kalp ve beyin damalarlarında uzun dönemde tıkanmalara yol açarak kalp krizi ve inme nedeniyle ölümler gelişir.

American Medical Association tarafından  hazırlanmış olan yayınlarda bildirildiği üzere aşağıdaki hastalıklar obezite nedeniyle veya ilişkili olarak ortaya çıkmakta ve kişinin hayatını  etkilemektedir.

Dolaşım sistemi: Konjestif Kalp Yetmezliği, Kardiomegali (kalp büyümesi), Aritmi (Ritim Bozukluğu), Sağ Kalp Yetmezliği, Varis, yüksek oranda ölümcül olan Pulmoner Emboli (akciğer damarlarının kan pıhtısı nedeniyle tıkanması)

Endokrin sistem: Polikistik Over Sendromu, Adet Düzensizliği, İmpotans (iktidarsızlık), Hipogonadism (cinsiyet hormon seviyesindeki azalma), Diyabet

Boşaltım sistemi: İdrar Kaçırma, Glomerülopati (böbrek süzme sistemlerinin hasarlanması), Diabete Sekonder Böbrek Yetmezliği.

Sindirim sistemi: Karaciğer Yağlanması, Hepatosteatoz ve Siroz, Safra Kesesi Taşları, Gastroözefageal Reflü, Bağırsak Kanseri.

Sinir sistemi: İnme sonucu Felç ve Ölüm, Parestezi (hissizleşme ya da duyuda azalma-artma), Kronik Başağrısı, Karpal Tünel Sendromu, Demans (bunama).

Cilt: Ciltte cizgilenme ve çatlaklar, Lenföden, Pişikler, Selülit, Katlantı yerlerinde koyulaşma.

Solunum Sistemi: Dispne (nefes darlığı), Obstrüktif Uyku Apnesi, Hipoventilasyon (yetersiz havalanma), Astım, Pickwick Sendromu, Pulmoner hipertansiyon

Kas İskelet Sistemi: Gut hastalığı, İmmobilite (hareket etmede zorlanma), Osteoartrit (eklem iltihaplaması ve ağrıları), Bel Fıtığı – Bel Ağrısı.

Psikolojik Bozukluklar: Depresyon, Self (Ben) İmajı Bozukluğu, Kendine Güvensizlik, Vücut İmaj Bozukluğu, Sosyal İzolasyon ve Alay konusu olma

Ölü doğum, rahim kanseri ve meme kanseri obeziteyle ilişkisi kanıtlanmış hastalıklardır.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0